4 Eylül 2010 Cumartesi

Milli Takımın Rengi



Romenler orta sahamızı toplu halde geçerken bu nasıl bir kademe anlayışı diye düşünüp durdum. Eminim aynı düşünceler Selçuk İnan’ın da aklından geçmiştir. İkimizde maçı evden izledik. Sorun şu ki birinin sahada olması lazımdı.

Bazıları turkuaz formaya tepki göstermişti. Türkiye’nin rengi değil demişti. Sen formaya ne bakıyorsun, içindekine baksana şu an ki renklerimiz kırmızı-beyaz değil, bariz yeşil-pembe.

Söyleyince kızıyorlar. Tekrar söyleyeyim. İnşallah Milli Takımımız Avrupa, Dünya Şampiyonu olur, İnşallah kazanmaktan başı döner, ama, fakat, lakin Milli Takım’ı izlemek istemiyorum. Forza Hellas diyen kaypaklardan değilim. Milli Takım seçmelerinin adil olduğuna inanmıyorum. Şu kadroyu Hiddink’in seçtiğine de inanmıyorum.Teknik Direktör Guus Hiddink Yeni Arda’lar, Emre’ler görmek istediği anlattı. Yani altyapıdan çıkan Türk Futbolu’na gelecek verecek gençleri istiyor.

Harika!

Bunu söyleyen mantığın takımlarının ilk 11’inde çoktan yerlerini almış Necip Uysal ve Ceyhun Gülselam’i çağırmaması nasıl mantıksızlıktır? Aurelio mudur yeni Ardalar?

Gökhan Zan, Servet Çetin, Hakan Balta, Mehmet Aurelio, Selçuk Şahin, İbrahim Kaş, Colin Kazım.
Bu isimler kendi takımlarında forma şansı bulamayan ya da sorun yaşayan kendi takımlarında dahi sevilmeyen isimler.
Bunlar mıdır Türk Futbolun geleceği?

Başlıyorum.

Bu ülkenin en iyi orta saha oyuncusu iki senedir sürekli üzerine koyan tek oyuncusu Selçuk İnan’ın neden çağrılmadığının izahı nedir?

Şampiyon Bursaspor’un 10 numarası Volkan Şen neden yoktur?

Yukarıdaki 2 basit sorudan sonra ortalığı biraz daha karıştıracağım. Yorumcular ve spiker karşılaşmanın başında önce Mehmet Topal’ın sonra da Semih’in neden olmadığı tartıştılar. Biri sakat diğeri ise kendi takımında gerek motive gerekse forma sorunu yaşayan iki oyuncuyu tartışmak akıllarına geliyor ama bu ülkede kendi takımlarında takır takır top oynayan Egemen Korkmaz’ın, İbrahim Toraman’ın, Rusya’da yılın oyuncusu seçilen Gökdeniz Karadeniz’in adı “akıllarına gelmiyor” futbol ulemalarının.

Milli Takım seçmelerinde öyle saçma olaylar yaşanıyor ki. Al sana bir örnek; İbrahim Kaş, Milli Takım oyuncusu idi, çağrılıyordu. Beşiktaş’a kiralık geldi Milli Takıma alınmadı. Beşiktaş’tan gitti tekrar Milli Takımda! Beşiktaş’ta iken zayıftı, güçsüzdü, kötüydü de, yazın havuzda top sektirdi de mi kendini geliştirdi ve ağustosta toparladı?

Bir diğer ilginç konu, Necip Uysal ilk Hiddink “seçmelerindeki” tek Beşiktaşlıydı. Seçildiğinde Necip o zaman henüz ilk 11 de maça çıkmamıştı takımıyla. Bugün ise ilk 11 oyuncusu Necip’in çağrılmaması milli takım seçmelerinin ne kadar “dikkatli” yapıldığını aslında gösteriyor.

Nihat’ın oyuna 88. dakikada Arda’nın yerine girmesinin nedeni Arda’nın yorgunluğu mu yoksa Nihat’ı görmek!!! mi ya da “işte Beşiktaşlı bir oyuncuyu da oynattık” demek için mi? Üçüncü seçenek dışındakileri savunanlar futbol izleyicisini salak yerine koyanlardır.

Bu seçimleri kim yapıyorsa bu ülkenin insanına ve futboluna ayıp ediyor, küfür ediyor. Selçuk İnan’ın, Necip Uysal’ın, Egemen Korkmaz’ın, Volkan Şen’in, Gökdeniz Karadeniz’in, Ceyhun Gülselam’ın, İbrahim Toraman’ın emeklerine ayıp ediliyor.

O yüzden kızsanızda söylüyorum içimdekini. Adil seçim istiyorum kırmızı-beyaz bir Milli Takım görmek istiyorum. Guus Hiddink gibi dünya çapında bir hoca da belli bir bölüm yerine tüm Türkiye’nin desteğini almanın daha yararlı olcağını elbette biliyordur. Bakmayın gönül koyduğuma da dün Arda’nın “ne çaktı be” sine ayağa fırlamış bir insanım.

Ancak Hiddink ipleri eline almaz ve takımı “milli” yapmazsa yanındakilerle beraber 2. Türkiye macerası da çabuk biter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...