3 Temmuz 2012 Salı
Berlin Duvarı
24 Ocak 2012 Salı
Pepe! Oğlum Senin Formanı İstemiyor
19 Ocak 2012 Perşembe
Pepe’nin Özrü!
18 Ağustos 2011 Perşembe
Madrid, Nuri'ye Hasret

Özlü söz kirliliğinin yaşandığı Twitter ve facebooktan bir “alıntı” yaparak başlayalım el clasico yazımıza.
“Mutlu olmak için beklemek, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemek gibi.”
Barselona’nın akıcı futbolu, karşısında beklediğimiz nehir gibi. Bize düşen izlemek ve mutlu olmak. 35 yıllık bir debiden çılgınca boşalan bir enerji. Önüne çıkan herşeyi boğuyor ya da sürüklüyor. Durdurmak imkansız. Seyri güzel.
Mourinho bu nehri set çekerek durdurmaya çalıştı. Koca koca kayalar koydu. Fakat kayayla suyun mücadelesini su kazandı tabii. Nehri değiştiremeyeceği aşikâr olan Mourinho da kendini değiştirmeye gitti.
İyi de yaptı.
Barselona felsefesi üzerine Türkçe’deki tüm övgü sözcüklerinden kokteyl yaptık. Gelin bu sefer biraz değişen Mourinho ve Real Madrid’i üzerine konuşalım.
Futbol ulemâlarıma göre çingene, onlar kadar futbolu bilmeyen bizlere göre büyük usta, Lucescu geçtiğimiz sezon Barselona eşlemesinden sonra şu yorumu yapmıştı “Barça’yı savunma yaparak yenemezsiniz”
Çingene ile Büyük usta arasındaki fark da bu açıklamanın fiilinde kendini belli ediyor. Durduramazsınız değil, yenemezsiniz diyor. Kafasında yenmek var.
Biz dönelim Real’e.
Dünyanın en iyi teknik direktör(lerinden birisi) ünvanına sahip olan birinin de Lucescu düşüncesinden uzak olması beklenemezdi. Mourinho’nun, Galacticos’a (alıştığımız) yıldız alımları yerine, en fazla kayaç bir gezegen tadında transferler yapmasının altındaki neden, Barselona’yı yenmekti.
Geçtiğimiz sezon başında Mesut Özil’e kıvrılan burunlar, bu sezon Nuri Şahin’e, daha şiddetli olarak Hamit Altıntop’a kıvrıldı. Halbuki yeni Madrid için en reel transferleri yaptı Mourinho.
Dün akşam ikinci yarıya Khedira yerine Marcelo değişikliğiyle başlaması bizim çocuklara olan açlığını gösterdi. Mou, orta sahada Servet Çetin’in hallicesinden daha fazlasını istiyor. Hem top kessin, hem top yapsın. Savunmada kaplan, hücumda beyefendi olsun. Orjinal fabrika çıkışı sol bek olan Coentrao’nun Xabi Alonso’nun partneri olmasının altındaki mantık buydu. Coentrao bileklerine hakim, dikine oynayan, kademe anlayışı olan bir oyuncu olarak, güçlü fizik-yan pas futbolunun önde gelen temsilcilerinden Khedira’nın kulübede maçı tamamlamasına neden oldu.
Mourinho’nun istediği, kazanılan topun 3 saniye sonra gol pozisyonunda olması. Hücum hattı bu düşünce için ideal. Taktiğin tetik düşüncesi, rakip savunmayı en zayıf ve boş halinde yakalayıp, Ronaldo’ya, Di Maria’ya, Benzema’ya kalan geniş alanlara, derin paslar atmak. Bunu Khedira ile yapamazsınız. Hatta Xabi Alonso bile bu konuda yavaş kalabiliyor.
Orada Nuri oynayacak. Şu an için dünyada “Real Madrid’in alabileceği” en iyi oyuncu idi o. İddialı bir tanım mı? Sayıların dürüstlüğüne sığınalım dilerseniz.
Önce TIPS metodunu anlamamız gerekir. TIPS yani Technique(Teknik) - Insight(Kavrama) – Personality(Kişilik) – Speed(Hız). Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin yeni transfer parametreleri. TIPS testini geçmeden dev formaları giymek pek mümkün değil. Bizdeki “çok gol/asist, al sana 8 milyon avro” mantığına ters! 6 gol/8 asist oynayan Nuri’nin transferi bu nedenle “ilginç” geliyor bize. Örneğin Nuri’nin geçtiğimiz sezon 1,803 pas ile Bundesliga’da 3. sırada olmasına karşın takımının toplam paslarının 14.9%’unu atarak Cesc Fabregas ile aynı yüzdeyi yakalamış olmasını pek bilmeyiz. 1803 pasın 1367’sini olumlu kullanmış Şahin. Mevkiisindeki meslektaşlarına göre biraz düşük. Ancak burada başka bir parametre devreye giriyor.
ARKAYA, YANA DEĞİL, İLERİ!
Nuri Şahin, paslarının %15’ini geriye, %21’ini yana oynamış. Bu da, Nuri’nin ayağına topu aldığı 100 defanın, 64’ünü ileri –ve olumlu- oynadığını anlatıyor. Bu rakam Mourinho’yu aşık etmediyse, şu etmiştir; Nuri’nin rakip sahadaki olumlu pas oranı %85.6! Nuri’yi mevkidaşlarından ayıran parametre bu oldu.
Sayılara boğmayacağım sizi daha fazla, son bir özelik verip çekileceğim. Büyük kulüplerin üzerinde durdukları bir diğer parametre ise Key pass (anahtar pas) kavramı. Bu, asist olmayan, ancak gol pozisyonuna sokan paslar için yapılmış bir tanım. Kısaca forvetiniz Nobre, Güiza terkse, bu orta sahanızın virtiözünün suçu değil.
Şimdi sıkı durun, Nuri Şahin Key pass sıralamasında Avrupa’da maç başına 3,61 ortalamayla geçtiğimiz sezon ilk sıradaydı.
Xavi değil, Fabregas değil, Nuri.
3. sıradaki isim kimdi dersiniz?
3.35 ortalama ile Mesut Özil.
Sanırım Mourinho’nun beyninde neler döndüğünü biraz daha iyi görüyoruz. Nuri Şahin, yeni Real Madrid’in kilit ismi olacak.
MESSİ GERÇEK HAYATIN MAXIM TSIGALKOSU
CM / FM fanları için Maxim Tsigalko’ya efsane demek hakaret sayılabilir. Sezonu 60 golle bitiren, Şampiyonlar Ligi finalinde 5 gol atan bir (Ronaldo’dan özür dilerim) (yani gerçek Ronaldo’dan) fenomendir.
Messi de gerçek hayatın Maxim Tsigalko’su. Oyun hilesi. “Normal değil” demek anlatamıyor. “Organik” demek bile yetersiz kalıyor.
El Clasico festivallerinden zaferle çıkan Barça için çıkan 2 sonuç var. İlki Barselona’nın henüz hazır olmadığı ve alıştığımız boyuta geçmesi için zamana ihtiyacı olduğu.
İkincisi ve en önemlisi ise istediği zaman gol atabildiği. İhtiyaç halinde camı kırıp Messi markalı gol balyozunu kullanıyorlar.
Yakup Sabri İNANKUR
2 Haziran 2010 Çarşamba
Beyaza Yakın Kırmızı
Rafa Benitez’in “ Kırmızıların acil nakde ihtiyacı var” açıklamasının direk akıllara getirdiği, başa da gelmek üzere.
Florentino Perez yılın (ikinci) bombasını Steven Gerrard ile patlatmaya hazırlanıyor.
Açıkçası Benitez’in “provoke eden” bu açıklamasının Perez’in ağzını sulandırdığına eminim. Yıllardır Real’in en çok ihtiyacı olan adam konumundaki Gerrard’ın gerek kendi için gerekse -Perez’in açıklamalarına binaen- mevcut kulübü için hayırlı bir transfer olacağını şimdiden söyleyebilirim.
Ayrıca Mourinho’nun sevdiği tipte bir oyuncu, ciddi anlamda Madrid’i “istenilen” başarısı çıtasının üzerine çıkarabilir. Artık o çıta her nerdeyse.
31 Mayıs 2010 Pazartesi
Real Madrid’de kazanmak o kadar güzel,güzel,güzel ki...
“Dünyanın en prestijli antrenörlerinden biriyle çalışmak bizim için onurdur.Real Madrid’de onunla işbirliği yapmaktan memnunuz.”
Bu sözler Beyazlar’ın genel direktörü Jorge Valdano’ya ait
Jose Mourinho geçtiğimiz saatlerde Real Madrid'in yeni hocası olarak açıklandı.
Santiago Bernabéu basın odasında Valdano’nun yanında kendine has gururlu pozuyla oturan Jose, sözlerine “Buenos dias” diyerek başladı.”Öncelikle söylemeliyim ki, İspanyolcam çok iyi değil.İtalyanca konuşmak ve çalışmak, bana İspanyolca’yı unutturdu.Ancak bu sadece 1 ay sürecek.Sonrasında hazır olmuş olacağım.Kariyerimde farklı bir yer var artık.Real Madrid’i çalıştırmak ya da Real Madrid’de oynamaktan daha güzeli Real Madrid’de kazanmak!Bu, o kadar güzel,güzel,güzel ki....İşte beni motive eden de bu”
Muhakkak kazanmak güzeldir, ancak bence kastettiği Barcelona’yı yenip La Liga’yı kazanmak.Hele biraz zaman geçsin İspanyolca’yı hatırlasın eminim sözleri sertleşecektir.
28 Mayıs 2010 Cuma
Raúl Madrid







