Galatasaray-Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray-Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2012 Pazartesi

4-4-2, Pektemek, Dakika 65, Riera, Quaresma


20 Kasım 2011 saat 19.00’da Şeref Bey’in çimlerini Beşiktaşlı ve Galatasaraylı oyuncular ezmekteydi. Düşüncede 4-3-3 ama uygulamada 4-5-1 olan dizilişle sahaya yayılmışlardı. Sıkıcı, yeknesak bir orta saha mücadelesinde debeleniyordu futbol. Carvalhal de, Terim de “orta yuvarlağın etrafında dönen debdebeyi kazanan maçı kazanır” düşüncesinde merkez oyuncularını tazelediler. Ayhan’ın yerine Sabri, Veli’nin yerine Necip deparlarla, canavar gibi sahaya çıktılar, 10 dakika sonra sedyelerle sahadan çıktılar. Aynı anda gelen bu 2 “ilahi” sakatlık 65. dakikada 2 teknik direktöre Pektemek ve Baroş değişikliğini mecbur etti. Kenar forvet Quaresma kanada geçti, taç çizgisine bitişti. 2 takım 4-4-2 oynamaya başladı. 1 saat 5 dakika boyunca kaleyi bulan toplam 3 şut dışında “-seydi, -saydı” hayal ekleriyle dahi gol olduramayan bizler son 24 dakikada 8 isabetli şut, 3’er gollük atak izledik. Quaresma son yarım saat oyuna ağırlığını koydu, maçın adamı oldu.

26 Şubat 2012 saat 19.00’da Ali Sami Yen Spor Kompleksi TTArena’nın çimlerinİ Galatasaraylı ve Beşiktaşlı oyuncular ezmekteydi. Galatasaray düşüncede ve uygulamada 4-4-2 olarak sahaya yayılmışken, misafir Beşiktaş “klasik” 4-3-3 dizilişiyle sahaya çıkmış, 4-5-1 klasiğinde yayılmıştı. Galatasaray maça harika başladı. Hemen öne geçti. Melo ve Selçuk rakip savunmaya pres yapıyor, böylece Beşiktaş çıkamıyor, oyun kuramıyordu. Galatasaray öndeyken 65.dakikada Fatih Terim Necati Ateş’i çıkardı Albert Riera’yı aldı, 4-3-3’e döndü. Beşiktaş’ta oyuna Mustafa Pektemek girdi, Almeida’ya partner oldu. Kenar forvet Quaresma kanada geçti, taç çizgisine bitişti. Veli ve Ernst hücum prese başladılar. Beşiktaş atakları bardaktan boşandı. Bir kanat organizasyonu sonunda Semih Kaya kendi kalesine attı. Baroş oyuna girdi Galatasaray 4-4-2’ye döndü. Beşiktaş savunmasının adam markajında yaptığı bir hata sonucu burun farkıyla kazandı. Quaresma son yarım saat oyuna ağırlığını koydu, maçın adamı oldu.

6 Mayıs 2012 saat 19.00’da Ali Sami Yen Spor Kompleksi TTArena’nın çimlerinİ Galatasaraylı ve Beşiktaşlı oyuncular ezmekteydi. Galatasaray düşüncede ve uygulamada 4-4-2 olarak sahaya yayılmışken, misafir Beşiktaş “klasik” 4-3-3 dizilişiyle sahaya çıkmış, 4-5-1 klasiğinde yayılmıştı. Galatasaray maça harika başladı. Hemen öne geçti. Melo ve Selçuk rakip savunmaya pres yapıyor, böylece Beşiktaş çıkamıyor, oyun kuramıyordu. Beşiktaş savunmasının adam markajında yaptığı hatalar sonucu 2 yan toptan 2 gol buldu. Devre arasında oyuna Mustafa Pektemek girdi, Almeida’ya partner oldu. Kenar forvet Quaresma kanada geçti, taç çizgisine bitişti. Veli ve Ernst hücum prese başladılar. 65.dakikada Fatih Terim Baroş'u çıkardı Albert Riera’yı aldı, 4-3-3’e döndü. Beşiktaş eşek sudan gelinceye kadar atak yaptı. Bir kanat organizasyonu sonunda Tomas Ujfalusi kendi kalesine attı. Quaresma son yarım saat oyuna ağırlığını koydu, maçın adamı oldu.


Batının Mantığını Alalım, Dizilişini Değil!

Süper Lig’de tüm takımlar 4-3-3 (aslında 4-5-1) oynuyor. Ligimiz zaten sert iken bir de üzerine göbekte 2 hatta 3 takoz barındıran takımların sayısı bir hayli fazla. Orta yuvarlağa sığışmaya çalışan 6 kişinin mücadelesi futboldan çıkıp kör dövüşüne dönüyor ve maçlar bu yüzden çoğu zaman ruhumuzu sıkıntı kıskaçlarıyla esir alıyor.

Eğer hakkını verebilseler sahaya hakim olma ve topla daha fazla oynamak için tasarlanan 4-3-3 gözümüzü okşayan bir futbolu önümüze koyar. Bunun için ilk şart 2 adet kenar forvet!

Riera, Simao ve özünde Engin, Quaresma kanat oyuncuları. Bildiğimiz eski model, hızlı, teknik, taç çizgisine bitişen, önündeki bekin belini kırıp penaltı noktasına orta yapan sınıf. Leonardo, Giggs, Ginola, Zenden bu sınıfın son aristokratları. Elimizde Giggs kaldı yadigâr. Modern futbol bu tarz oyunculara yeni bir misyon yükledi ve altyapı eğitimleri bu misyonla evrildi. Yeni göreve “kenar forvet” ismi yakıştı. Kenar forvetler (genelde) ters ayaklarıyla kanatlara yerleşiyorlar. Solaksa sağ kanada, sağaksa sol kanada... Çünkü görevleri rakip savunmanın göbeğine dalmak. İleri 3’lü bir mızrak başı gibi daralan üçgen bir yapıda, rakip savunmanın karnını yarmakla / yıpratmakla görevli. Mızrağın sapını, arkadan şok prese gelen orta saha oyuncuları oluşturuyor. Onların görevi 3’lünün deldiği boşluklara saldırmak ve kaptırılan topları çabucak geri kazanıp akına (savunmayı delmeye ve yarmaya) devam etmek.

Elimizdekiler (Stoch, Ambarat gibi azınlık hariç) kanat oyuncuları olduğu için hedef santraforlar yalnız kaldığı gibi, orta sahada da bir tatsız tutsuz (zaman zaman ruhsuz) bir tango izliyoruz. 

Galatasaray-Beşiktaş maçlarını dilerim teknik adamlar iyi etüd ederler ve bize / futbol tarzımıza en uygun olan 90’ların, 2000’lerin o güzel iki forvetli, kanat akınlı, çift yönlü orta sahalarının dikine pres yapabildiği futbola döneriz. 

Yakup Sabri İNANKUR

27 Şubat 2012 Pazartesi

Herşey Sahte Melo Gerçek


Dün akşam açıkça gösterdi ki; Türk Futbolu’nun (hatta dünya futbolunun) 4-3-3 denilen (ama uygulamada 4-5-1 olan) dizilişten mümkün mertebe uzak durması gerekiyor.

Atılan 5 golün 4’ünün takımlar 4-4-2 oynarken gelmesi sürpriz ya da tesadüf değildi. Hatta oyunun güzelleştiği anların da hocaların 4-3-3’den (yani 4-5-1’den) vazgeçtiği bölümlerdi.

Süper Lig’de tüm takımlar 4-3-3 (aslında 4-5-1) oynuyor. Ligimiz zaten sert iken bir de üzerine göbekte 2 hatta 3 takoz barındıran takımların sayısı bir hayli fazla. Orta yuvarlağa sığışmaya çalışan 6 kişinin mücadelesi futboldan çıkıp kör dövüşüne dönüyor ve maçlar bu yüzden çoğu zaman ruhumuzu sıkıntı kıskaçlarıyla esir alıyor.

Eğer hakkını verebilseler sahaya hakim olma ve topla daha fazla oynamak için tasarlanan 4-3-3 gözümüzü okşayan bir futbolu önümüze koyar. Bunun için ilk şart 2 adet kenar forvet!

Riera, Simao ve özünde Engin, Quaresma kanat oyuncuları. Bildiğimiz eski model, hızlı, teknik, taç çizgisine bitişen, önündeki bekin belini kırıp penaltı noktasına orta yapan sınıf. Leonardo, Giggs, Ginola, Zenden bu sınıfın son aristokratları. Elimizde Giggs kaldı yadigâr. Modern futbol bu tarz oyunculara yeni bir misyon yükledi ve altyapı eğitimleri bu misyonla evrildi. Yeni göreve “kenar forvet” ismi yakıştı. Kenar forvetler (genelde) ters ayaklarıyla kanatlara yerleşiyorlar. Solaksa sağ kanada, sağaksa sol kanada... Çünkü görevleri rakip savunmanın göbeğine dalmak. İleri 3’lü bir mızrak başı gibi daralan üçgen bir yapıda, rakip savunmanın karnını yarmakla / yıpratmakla görevli. Mızrağın sapını, arkadan şok prese gelen orta saha oyuncuları oluşturuyor. Onların görevi 3’lünün deldiği boşluklara saldırmak ve kaptırılan topları çabucak geri kazanıp akına (savunmayı delmeye ve yarmaya) devam etmek.

Elimizdekiler (Stoch, Ambarat gibi azınlık hariç) kanat oyuncuları olduğu için hedef santraforlar yalnız kaldığı gibi, orta sahada da bir tatsız tutsuz (zaman zaman ruhsuz) bir tango izliyoruz.

Terim’in Galatasaray’ı, sakatlıklar sonucu dengesi bozulan Beşiktaş savunmasını Necati-Elmander ikilisinin sürekli baskısı ile  yıkmaya çalıştı. Engin-Emre Beşiktaş bekleriyle “kenar forvetlerinin” bağını kopartırken, Selçuk-Melo ikilisi Gerrard-Lampard minvalinde oyun mentaliteleriyle İngiliz tarzı Galatasaray’ın (ve 4-4-2’nin), lige (ve 4-3-3’e) olan isyan çığlığı oldular.

Pektemek’in girişiyle Beşiktaş da İngilizce konuşmaya başladı. Quaresma’nın etkinliği arttı, zira özüne döndü. Ernst ve Necip oyuna ve topa daha fazla hükmetmeye başladılar. Beşiktaş rakip kaleye akmaya başladı.

Dünya futbolunda 10 numaraların yerini ‘sahte 9’lar aldı. Kanatların yerini ise kenar forvetler. Batının dizilişini aldık ama mantığını alamadık. Sahte kenar forvetler üretmeye çalıştık. 2010 Barselona’sı gibi oynamak hayalinde 1960 model Barselona olduk.

Madem kenar forvet üretemiyoruz ya da (niyeyse) transfer etmiyoruz, biz de kendi doğamıza adapte olmalıyız. Çift forvetli o güzel günlere dönmeliyiz. Kadim 4-4-2 yahut 4-3-1-2 gibi bize uyan dizilişlere geçmeliyiz. Galatasaray’a bu sezon şampiyonluğu getirecek gerçek bu. Galatasaray’ı burun farkıyla foto finişte kazandıran gerçek bu. Çünkü Galatasaray’ın sahte! 10 numarası, Türkiye’de olabilecek tüm 10 numaralardan daha gerçek.

Yakup Sabri İNANKUR

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...