8 Aralık 2011 Perşembe

Daldaki Değil, Eldeki Kuştu


Futbol aromalı enfes bir gecenin son anı ağzımda yavan bir tat bıraktı. CSKA’nın gol haberinden 3 dakika sonra kenarda açma-germe yapan formanın arkasında “Mustafa Yumlu” ismi vardı. Tabelada ise turuncu ışıklarla “17” yazmaktaydı.

Işıklı tabeladan ilkin sahaya, sonra da uydular vasıtasıyla evimize gönderilen subliminal mesajın deşifresi “Bu sonuç bizim için kafi” idi. Zira, saniyeler 90. dakikadan telaşla uzaklaşırken forvet, yerini stopere bırakmıştı.

Bu “kafi” durumda Şampiyonlar Ligi’nde yola devam edemeyen Trabzonspor, Avrupa Ligi’ne düşüyordu.

Acaba Güneş bunu bilmiyor muydu? Birileri O’na Milano’dan gol haberi vermişti de Inter-CSKA maçını 2-2 mi sanıyordu? Yoksa elindeki 1 kuş, daldaki 2 kuşdan daha mı yeğdi?

Sanırım ikincisi.

Bu niyet(cik) Şenol Güneş ikliminde yetişmemesi gereken bir maki düşünce örtüsüdür. Kısadır, bodurdur ve rahatı sever. Şenol Hoca’nın kapasitesi (dün gece için), vizyonu, misyonu ve karizması altındayken, Trabzonspor’un da kapasitesine ulaşmasını bekleyemezdik.

Oysa Lille’in üstün görünmesinin sebebi sadece Lille standartlarında oynayabilmesiydi. Fransız ekibi grubun en çok topa sahip olan (%57), en çok hava topu mücadelesini kazanan (%64), en çok şut atan (maç başına 16 şut), en çok isabetli pas ile oynayan (%82) takımı. Dün gece henüz 20. Dakikada bu ortalamaları yakaladılar ve maçı da aşağı yukarı bu yüzdelerle tamamladılar.

Trabzonspor’u kara tahtaya çıkardığımızda aynı kriterlerde %15 ila %20 eksiklik görüyoruz.

Colman ileri gittiğinde Zokora geride kaldı, Zokora ilerideyken Colman gerideydi. Aralarında 20 metre mesafe olunca (ki bu yaklaşık 400 metrekarelik arazi demek) Lille, o bereketli topraklarda derebeylik kurdu. 3 silahşörler; Balmont-Payet-Mavuba hattı müdafaa edip Colman-Zokora zincirini kırarken, Giray-Glowacki başta olmak üzere Trabzonspor derdi sathı müdafaaydı ve o satıh bütün ceza sahasıydı.

Sadece tek bir oyuncu kapasitesi nazarında oynayınca Lille’in “standartları” 1 gol atmaya yet(e)medi. Kaptan Tolga Zengin “Her yeri öpülecek kaleci” klasmanında tartışmasız 1 numara.



Tamam, kabul edelim, kuralar çekildiğinde Avrupa Ligi’ne gitmeyi dahi başarı kabul ediyoduk. Lakin ben elimizdeki Şampiyonlar Ligi kuşunu kaçırdığımız için üzgünüm.

6 maç sonunda sadece 14 farklı oyuncusunu kullanabilen Şenol Güneş, mevcut kadrosunun Avrupa Ligi’ne daha uygun olduğunu düşünmüş olabilir. Manchester Biraderlerin, Ajax’ın, Valencia’nın, Porto’nun da aynı lige “düştüğünü” öğrenince hesaplarını yeniden gözden geçireceğine eminim.

Trabzonspor’un transfere özellikle de yeni bir Selçuk İnan’a ihtiyacı olduğu açık. Aksi takdirde elindeki Avrupa Ligi kuşu da pır pır ederken canlanır.

Yakup Sabri İNANKUR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...