Şeref Bey’de harika bir buluşma vardı.
Güzel bir kalabalık, hoş bayanlar, saldıran bir takım, futbolu Salvador Dali çizgisinde ruhani bir çizgide düşünen Guti. 1 saat sonra Sarı Melek, Q7’siz olmaz dedi O’nu da davet etti. Bulgar misafirlerimiz de var. Fabian’ın keli şöleni parlattı iyice.
Ama bu yetmedi demek ki tribünler bu eğlenceye alakası yokken Fenerbahçe ve validesini de çağırdı.
Son 5-6 yılda küresel ısınma yemiş Grönland karakteri sergileyen Beşiktaşlı Duruşu'nun bu tutumu karşısında aklıma Türk Futbol tarihinin en müthiş olaylarından biri geldi. Süleyman Seba, Ali Şen’e küfür edilmesini önlemek için tribünlerde maç izlemişti. Atkısıyla, paltosuyla, Beşiktaşlılığıyla dimdik ayakta Kapalı’daydı.
Ve o tribünler bir daha Ali Şen’e küfür etmedi.
Kulakları 50 metre öteden bile çınlayan Demirören’in bugün böyle bir organizasyona katılması mümkün değil.
Tutup herkese sorsan küfüre karşı mısınız diye %95 evet der.
Peki maçlara sadece %5 mi gidiyor?
